|
dergimizin bu sayısında |
|

Dindarlığın ve dine
bağlılığın ölçütü nedir, bunun derecesini kim hangi kıstasa göre
ölçebilir? Bu değerlendirmenin normalde dinin kendi değer yargıları
bağlamında yapılması beklenir. Dini geleneklerde dindarlık ya da dine
bağlılık ölçütü olarak dini değerleri kabullenip onlara bağlanma
konusunda bir samimiyet, içtenlik ve isteklilik gibi hususlar ön plana
çıkarılır. Örneğin dindarlık ölçütünde İslam takva kavramını ön plana
çıkarır. Takva, insanların Allah katındaki üstünlük ölçütleridir;
takvanın derecesi kişinin dine bağlılıktaki kendi çaba, gayret ve
samimiyetiyle ölçülür. Ancak bu ölçümü yapan yegane kaynak Allah’tır.
Yani insanların elinde amiyane bir ifadeyle bir takva-metre yoktur.
Bununla birlikte dine bağlılık açısından bütün Müslümanlar için
bağlayıcı olan bir takım ilkeler vardır ki bunları Kur’an ve Sünnet
olarak bilinen dinin iki temel kaynağına bağlanma konusunda gösterilen
hassasiyet ve bu doğrultuda hayatı yalnız Allah’a kulluk, yalnız O’na
ibadet ve O’na hiçbir şeyi denk tutmamak şeklinde özetlenebilecek tevhid
öğretisine riayet olarak zikretmek mümkündür. Bu açıdan İslam insanların
tutum ve tavırlarını çeşitli kategoriler altında niteler. İnsanın bütün
davranışları günah ve sevap şeklinde iki ana grupta değerlendirilir ve
bunlara bağlı olarak insanlar günahkar olan ya da olmayan veya fasık,
zalim ya da muttaki gibi nitelemelerle tanımlanır. İnanç düzleminde
baktığımızda ise insanlara yönelik tanımlamalar imanın kabul edilip
edilmemesine paralel olarak müminler (inananlar) ve kafirler (hakkı
gizleyerek, görmezden gelerek ya da üstünü örterek inkar edenler veya
nankörlük edenler) şeklinde iki ana grupta yapılır; ayrıca inanmayanlar
kendi aralarında çeşitli açılardan yapılan değerlendirmelere binaen
müşrikler, münafıklar, ehli kitab gibi kategoriler oluştururlar.
İnsanlara yönelik bütün bu sınıflamalarda İslam ölçüt olarak kendi
hakikat anlayışını ve bununla irtibatlı doğru ve yanlış telakkisini
temel alır. Diğer dini gelenekler için de benzer şeyler söylemek
mümkündür. Örneğin Hıristiyan geleneğinde dindarlığın ölçütü “Mesih’te
olma” kavramı çerçevesinde düşünülür ve Mesih inancı bağlamında insanlar
Mesih’e inananlar ve inanmayanlar şeklinde iki grupta toplanır.
|
|
|
|
|
|
|
|
Konferanslar |
|
2007 – 2008 yılı Eylül- Haziran arası dönemde her ayın son Pazar günü saat
15.00–17.00 arası, gündem oluşturan önemli bir konuda alanın uzmanları ile
konuya ilgi duyanlar bir araya getirilmektedir. Çamlıca Sabahattin Zaim Eğitim
Merkezinde (Üsküdar, İstanbul) konferans, panel veya söyleşi tarzında düzenlenen
bu etkinliklerle gündem oluşturan ilmi ve entelektüel konularda bilgilenme ve
interaktif tartışma zemini oluşturulmaktadır.
Milel
ve Nihal Konferansları serimiz her ayın son pazarı düzenli olarak tüm yıl boyu
devam etmektedir. Ocak Ayı Konferansımız Doç. Dr. Medaim Yanık tarafından
verilecektir. Medaim hocanın konferans başlığı "Psikiyatri ve Modern
Psikoloji". |
|
2007 yılı Mart – Haziran döneminde “Dinler ve
Medeniyetler”, “Gelişim Destek Seminerleri” ve “Tarih ve Felsefe Sohbetleri”
konulu haftalık seminerler düzenlenmiştir. 2007 Ekim ve 2008 Haziran döneminde
ise “Peygamberler ve Mesajları”, “Temel Kavramlar ve Değerler”, “Bir Konu Bir
Kitap”, “Aile ve Çocuk Psikolojisi”, “Gelişim Destek Seminerleri”, “Kur’an
Mesajı ve Siyer”, “Arapça Metin Okumaları” ve “İngilizce Okuyup Anlama” başlıklı
seri seminerler düzenlenmektedir. |
|
|
|