|
Milel ve Nihal geleneği İslam bilim mirasının çok köklü bir öğesidir. 11. Yüzyıldan itibaren bu başlığı taşıyan birçok eser kaleme alınmış ve bu eserlerde farklı inanç ve düşünce sistemleri masaya yatırılmıştır. Milel ve Nihal başlığını taşıyan ilk eserin Aldülkahir el-Bağdadi’ye ait olduğu, ancak eserin günümüze kadar ulaşamadığı söylenmektedir.
Bundan başka İbn Hazm, Şehristani ve benzeri birçok kişinin bu başlıklı eserler yazdıkları bilinmektedir. Milel ve Nihal başlıklı eserler dışında, İslam bilim geleneğinde farklı dinlere felsefi ve kültürel geleneklerin tanınmasına ve araştırılmasına dayalı “diyanat” ve “fırak” başlıklı çalışmaların kaleme alındığı da bir gerçektir. Son olarak, daha sonraki dönemlerde İbnu’n Nedim ve Birûni gibi yazarlarca kaleme alınan çalışmaları da Milel ve Nihal geleneği bağlamında sınıflamak mümkündür.
Milel ve Nihal geleneği, farklı inançların, Müslümanların iletişim içerisinde bulunduğu farklı dinsel ve kültürel grupların tanınmasını ve anlaşılmasını konu almaktadır. Bunu yaparken –özellikle Şehristani ve Birûni’de gördüğümüz gibi- elden geldiğince objektif olmaya çalışılmakta; ele alınan gelenekler yargılanmadan tanımlanmaya gayret edilmektedir. Milel ve Nihal kavramlarına İslam âlimlerinin farklı anlamlar yükledikleri bilinmektedir. Bazı İslam alimleri Milel terimini temel dini akımlar ve gelenekler anlamına, Nihal terimini ise alt sekteryan gruplar, hizipler ve fırkalar anlamına kullanmaktadır. Bazıları ise Milel terimini vahiy geleneğine dayanan dini akımlar için Nihal terimini ise vahiy geleneğine dayanmayan akımlar ve yollar için kullanmaktadır. Her durumda Milel ve Nihal kavramları insanların bağlı oldukları her tür inanç ve düşünce akımlarıyla sosyal, siyasal ve ideolojik gelenekleri kapsamaktadır. Bu yönüyle bu gelenek bağlamındaki çalışmalar, adeta bir kültür atlası gibi insanlığın kültürel mirasını tanıtmayı, tanımlamayı ve yer yer karşılaştırmalar yapmayı hedeflemektedir.
Kapsamı dikkate alındığında Milel ve Nihal geleneği bağlamında kaleme alınan eserler insanlığın bilim mirasına önemli katkı sağlamıştır. Nitekim bu önemi nedeniyle olsa gerek bazı günümüz yazarları, örneğin Eric Sharp, Milel ve Nihal yazarı Şehristani’yi karşılaştırmalı dinler alanında ilk özgün eser veren yazarlar arasında zikretmektedir. Şehristani’den çok daha önce farklı gelenekler üzerinde bilgiler veren eserler mevcut olmasına rağmen Şehristani’nin ön plana çıkarılması gerçekten ilginçtir. Zira örneğin biz, Milattan sonraki üçüncü yüzyıldan itibaren Hıristiyan geleneği doğrultusunda kaleme alınan ve çeşitli dinsel ve düşünsel grupların inançları hakkında bilgiler veren eserlerin var olduğunu biliyoruz. Reddiye tarzı kaleme alınan bu apolojetik eserlerde, bir yanda doğru inanç olarak görülen akidenin savunusu yapılırken, yanlış inançlar ve düşünceler alabildiğine eleştirilmektedir. Milel ve Nihal geleneğinin bunlardan en temel farkı, farklı inanç sistemlerini ele alıp tanımlarken elden geldiğinde ilginç inanç ve düşünce sistemlerinin kendi kaynaklarına ve argümanlarına yer vermesi ve ön yargılardan uzak şekilde onları tanımlamaya çalışmasıdır. Bir başka ifadeyle reddiyeci apolojetik eserlerde farklılıklar sapkın ya da zındık addedilerek ön yargılara dayalı bilgiler de kullanılarak onların reddedilmesi hedeflenirken Milel ve Nihal geleneğinde farklılıkların olduğu gibi tanıtılmasına da çalışılmaktadır.
|